Bir kafe sohbeti
Dün öğleden sonra, kuzenim ve eşinin yeni açtığı şık bir kafede birkaç kuzenle oturuyorduk. Kafenin New York ile Milano arası güzel bir ambiyansı var, gerçek mekân ise Pazar ilçesine bağlı Hamidiye’de. Oysa yolumun asıl başlangıç noktası burası değildi; Almanya’da yaşadığım küçük bir ilçe olan Nürtingen’di.
Kafede kuzenlerden biri bana dönüp: “Nasılsın, ne yapıyorsun bu aralar? Çay bahçesinde hâlâ ot mu biçiyorsun?” diye sorduğunda, “Fırsat bu fırsat” dedim kendime. Yıllardır içimde geliştirdiğim hayalimi artık anlatmam gerektiğini düşündüm.
Ne de olsa onu altı yıl erteleyip durmuştum. Sonunda karar vermiştim ve bir yıldır ağır aksak da olsa üzerinde çalışıyordum. Köyümüzde kaldığım son haftalarda ciddi bir ilerleme kaydetmiştim. Geçen yıl hayalimi zaten Nürtingen’de güzelce kâğıda dökmüştüm:

Benim bir hayalim var …
Yeni bir internet sitesi kuruyorum. Yerel odaklı bir platform olacak. Adı da Haymati.org.
Düşünceleri, fikirleri ve soruları yayımlamak için bir alan olacak. Herkesin rahatça odaklanıp keyifle okuyabileceği nezih bir sanal ortam oluşturuyorum.
Aynı zamanda insanların karşı karşıya gelebilecekleri bir kamusal uzam olacak: burada insanlar yorum yapabilecek, fikirlerini açıklayabilecek ve seviyeli bir şekilde tartışabilecek.
Karşılaşmalar sadece sanal ortamda kalmasın diye Haymati.org’da bir etkinlik takvimi de bulunacak. Takvimde bölgeyle ilgili ve insanları bir araya getiren her tür etkinliği yayınlama imkânı olacak.
Haymati.org’u hayata geçirmeme “sadece birkaç” adım kalmıştı. Nedense şu son adımları bir türlü atamıyordum: Sitenin içeriksiz bir şekilde yayıma geçmemesi için birkaç makale yazmam, teknik düzenlemeleri tamamlamam ve profesyonel bir lansman hazırlamam gerekiyordu. Bunların gerektiğini düşünüyordum.
Kuzenimin sorusu beynimde yankılandı. Ot biçmek mi? Sadece ot biçmekle ve çay bahçesiyle uğraşmıyordum.
Hayalimi de gerçekleştiriyordum ve bunu artık herkese anlatmak istiyordum. İstiyordum ama kafede o an içimdeki karmaşayı bir bilseniz:
Öncelikle, içimdeki tedirginliği yenip çekingenliğimi bastırmam gerekiyordu. Cesur tarafımı göreve çağırdım, fakat her zamanki gibi zamanında uyanamadı. Mükemmeliyetçi tarafım ön plana çıkmak istedi: “İyice demlenmiş fikirlerimi ve hayalimi derli toplu bir şekilde ve akıcı bir Türkçe ile nasıl ifade edeceğim?” diye uzun uzun düşünüyordu. O öyle düşünürken, sabırsız tarafım “Şimdi bir şey demezsem konu değişecek” deyip hızlıca harekete geçti ve bana ancak kısaca, neredeyse slogan gibi hedefimi söyletti:
“Yeni bir internet sitesi kuruyorum. yerel odaklı bir platform olacak.”
Ondan sonra zaten başka hiçbir şey söyleyemedim. O curcuna ortamında ne hayalimin ayrıntısını anlatabildim ne sitemin adını söyleyebildim ne de bu fikrimi doğuran motivasyonumu. O zaman anlatamadım; şimdi kısaca anlatayım. Nedense biraz şiirsel oldu:

Motivasyonum
Kafadaki düşünce özel kalır.
Yazınca biraz daha berraklaşır.
Arkadaşlarla paylaşınca sohbet başlar.
Fakat …
Yayımlayınca dünyaya açılır.
Yeni insanlarla buluşur.
Toplumsal tartışmanın parçası olur.
Onay da alır, itiraz da.
Belki de dikkate bile alınmaz.
Sorgulanır, bilenir ve olgunlaşır.
İnsanı nereden nereye götürür.
Toplumu da aynı şekilde.
İlk makalem
Kafede istediklerimi söyleyemesem de, hedefimi toplu bir ortamda dile getirmem yeterliymiş. İçimde sanki bir kilidi çevirip bir kapı açtı: kapı eşiğinde iddialı tarafım gülerek el sallıyordu – ondan hepinize selamlar. Onun verdiği enerji bana birden bir kararlılık ve fikir patlaması yaşattı.
Kafeden eve döndükten sonra birkaç haftadır üzerinde çalıştığım ve sonlandıramadığım makaleye yumuldum ve
İlk makalemİ bİtİrdİm!
Geri dönüşler
“Bakalım eşim ve ablam ne diyecek?” diye düşünüp ikisine makaleyi gönderdim. Bu tarzda ilk makalemdi. İçime sinmişti. Kendi prensiplerime sadık kalarak yazmıştım.

Sitenin prensipleri
İnsanların bir arada olduğu her yerde öncelikle saygı gelmelidir. Söylemesi kolay, uygulaması zor, yine de geçerli. Haymati.org’da yayımlanan tüm içeriklerde hep birlikte buna özellikle özen göstereceğiz.
İçerikler kaliteli ve kolay anlaşılır olmasını istiyorum.
Yapıcı olsun. Yani yazılar ve yorumlar, sorunları gerçekçi bir şekilde ele alırken aynı zamanda çözümlere ve geleceğe odaklansın.
Bu yaklaşımla, gerçeği bütüncül bir şekilde sunmayı, okuyucuya ilham vermeyi ve yapıcı tartışmaları teşvik etmeyi amaçlıyorum.
Haymati.org tarafsızdır ve bağımsızdır.
Eşimle ablam makalemi okudukları sırada cesaretli tarafım nihayet uyanmış ve bana şunu sordu: “Niye makaleni yorum için sadece iki kişiye gönderiyorsun ki? Tanıdığın herkese gönder!”
Fakat bunun için site henüz hazır değildi; yayına geçmemişti. Malum, açık kalan son adımlardan biri. Yayına çıkabilmesi için gereken asgari teknik düzenlemeleri artık kararlı bir şekilde tamamladım.
Türkçe bilen arkadaşlarımı, yakın aile fertlerimi ve kuzenlerimi tek tek seçip hepsine makalenin Haymati.org’daki linkini gönderdim. Beklediğimden çok daha fazla geri dönüş oldu ve bu beni çok mutlu etti. Böylece insanların her şeye ne kadar farklı açılardan bakabildiğini bir kez daha gördüm.
Annem, Bülent, Sevil, Gülşah, Aysel, Serpil, Ayşe Gül, Nejla, Vildan, Susanne, Ayşe, Hatice, Leyla, Cengiz, Duygu, Serpil, Oğuzkaan, Nadire, Ebru, Walter, Elisabeth, Nevin
Hepinize ayrı ayrı teşekkür ettim. Beni kanatlandırnız. İyi ki varsınız.
Sitede neler olacak?
Buraya kadar geldiğinize göre, sanırım ilgilisiniz ve artık platformun hangi konuları içereceğini merak ediyorsunuzdur. En başta şunu bilmenizi istiyorum: bu platform günlük haberleri içermeyecek; ne yerel ne siyasi. Bunlar için yeterince başka haber kanalı var. Haymati.org’un içeriklerini daha fazla kısıtlamadan şöyle özetleyebilirim:

Konular, içerik tipleri ve biçimleri
Konular: insan hâliyle, yerel ve aktif hayatımız ile doğa hakkında her tür konu olabilir
İçerik tipleri: makale, köşe yazısı, röportaj, söyleşi, inceleme, deneme, analiz, yorum, rehber, portre, gezi yazısı, anı, öykü, şiir… belki ileride: eğitim kursları …
İçerik biçimi: yazı, fotoğraf, infografik, karikatür; belki ileride: video, podcast
Yayına bir kala!
Kafeden bu yana nihayet tüm açık adımları bitirdim: Bu yazıyla birlikte iki makale yazdım, yayına hazır hale getirdim ve üstelik bir “arkadaş ve aile ön lansmanı” da yaptım. Platform artık hayata hazır.
Bu yazıyla Haymati.org’u size güzel bir şekilde tanıtmak istedim. Umarım hakkını verebilmişimdir. Haymati.org’u resmen hayata geçiriyorum.
“Hello World”
Size davetim
Bu yola tek başıma çıktım. Böyle kalması gerekmiyor. Belki engebeli ama gitmeye değer bir yol. Birlikte daha da güzel olur. İçimdeki o derin güvene dayanarak devam ediyorum. Benimle yürümek isteyenler, buyurun!
Birlikte: düşünelim • yazalım • dinleyelim • paylaşalım • ilham verelim • tartışalım • katılalım • kuralım
Güzel Arkadasim,
bir hayalini gerceklestirmeni tebrik ediyorum ve daim basarilar diliyorum. Bu dünya telasinda öyle iyi geldi ki makalen, ap ayri bir yerlere aldin götürdün, bahceleri gezdirdin, baska ne sorunlar olabiliyormus meğer. hele ki bir de bu bahceler gelir kaynaginsa.
Mücadele etmesi gereken herkeze kolaylik diliyorum.
Hayırlı uğurlu olsun, çok beğendim! Artık gurbette, uzaklardan hep özlemini duyduğum köyümün haberlerini ve güncel yerel hayatı buradan takip edebileceğim. Emeğinize sağlık, nice güzel haberlere…
Sevgilerimle
Teşekkür ederim Cem!
ilk önce tebrikler…
her yolun sonunda ne olursa olsun cesaret toplayip hayata gecirilen Hayalleri hep alkislarim Bazen insanlarin sözleri, hayatimizdaki yorumlari kötü olmiyabilir tam tersi beynimizdeki bosluklari güzelliklerle bir isik olarak ilham olarak doldurabilir.
Hersey icine sinerek olsun Nilgünüm
Sevgiler….
Başarılar diliyoruz
Teşekkür ederim Burak! Umarım yakında senin de yazılarını burada okuruz.
Hayallerinin peşinden gitmen ve onları gerçeğe dönüştürmek için attığın bu güzel adım beni çok mutlu etti. Her güzel başlangıç, büyük bir hayalin cesaretle atılmış ilk adımıdır. Emeklerinin karşılığını aldığın, hayallerinin gerçeğe dönüştüğü nice güzel günlerin olsun. Yolun açık, şansın bol olsun. Seninle gurur duyuyorum. Her şey gönlünce olsun. Başarıların daim olsun canım kuzenim. ❤️ kalemin bol, yolun açık, ilhamın daim olsun.✍
Bu güzel sözlerin için çok çok teşekkür ederim. Bana yeniden cesaret veriyor.
Başarılar diliyorum kuzen. Önce yerelden başlayıp sonra ulusal ve sonrada uluslararası etkileşimler gerçekleşir umuyorum. Her yerelin kendine özgü hikayesi vardır. Farklı kültürlerin ortak ama kendine özgü hikayelerini okumak güzel olur.
Teşekkür ederim kuzenim. Umarım yakında başka yerlerin hikâyelerini yazanları da bulup burada okuruz. Bunun için elimden geleni yapacağım. Bahsettiğin etkileşimler benim için de önemli konular. Aklında kendin ele almak istediğin spesifik bir konu varsa, bana doğrudan ulaşabilirsin.